Özel gereksinimli bir çocuğa sahip olmak, birçok aile için beklenmedik ve duygusal olarak
zorlayıcı bir süreçtir. Bu süreçte yaşanan inkâr, öfke, üzüntü, suçluluk, kaygı ya da
kabullenme gibi duygular; anne babaların yaşadığı durumla baş etmeye çalışırke
verdiği çok doğal tepkilerdir. Bu duyguların zaman zaman karışması ya da tekrar etmesi,
normaldir.
Birçok aile, toplumun bakışı, yeterince destek görememek ve çocuğunun geleceğiyle ilgili
belirsizlikler nedeniyle kendini yalnız ve yorgun hissedebilir. Özellikle “hep güçlü olmak
zorundayım” düşüncesi, zamanla tükenmişlik duygusunu artırabilir. Oysa zaman zaman
zorlanmak ve güçsüz kalmak normaldir.
Bu süreçte kendinize şu hatırlatmaları yapmak önemlidir:
Durup nefes almak bir ihmal değil, ihtiyaçtır.
Destek istemek güçsüzlük değildir.
Mükemmel ebeveyn olmak değil, yeterince iyi olmak iyileştiricidir.
Duygularınızı fark etmek, paylaşmak ve gerektiğinde profesyonel destek almak; hem sizin
hem de çocuğunuzun iyi oluşunu güçlendirir. Her aile kendi hızında ilerler ve atılan her küçük
adım, bu yolculukta çok kıymetlidir.
